Paylaş:
18 Haziran 2026
Paylaş:

Küresel buğday piyasalarında 2026 yılına yönelik görünüm, üretimden ticarete kadar birçok alanda dikkat çekici değişimlere işaret ediyor. Özellikle kuzey yarımkürede etkisini gösteren olumsuz hava koşulları ve güney yarımkürede artan üretim maliyetleri, dünya buğday dengesinde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.

 

2025 yılında kaydedilen yüksek üretim seviyesinin ardından, 2026 yılında küresel buğday üretiminde düşüş bekleniyor. Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere kuzey yarımkürede yaşanan kuraklık ve değişken hava koşulları üretim beklentilerini aşağı yönlü etkilerken, Avustralya gibi önemli üretici ülkelerde artan yakıt ve gübre maliyetleri ekim alanlarının daralmasına neden oluyor.

 

Buna karşın dünya genelinde buğday tüketiminin 2026/27 sezonunda sınırlı da olsa artış göstermesi bekleniyor. Gıda amaçlı kullanımın istikrarlı şekilde devam etmesi toplam talebi desteklerken, yem sektöründe buğday kullanımında bir miktar yavaşlama öngörülüyor. Bunun temel nedenlerinden biri ise mısır ve soya küspesinin fiyat açısından daha rekabetçi hale gelmesi.

 

Haziran ayında yayınlanan AMIS Raporu, küresel buğday ticaretinde de yeni sezonda bir daralma beklendiğini ortaya koyuyor. Özellikle Kuzey Afrika ve Yakın Doğu bölgelerinde ithalat talebinin zayıflaması, uluslararası ticaret hacmini aşağı çeken temel unsurlar arasında gösteriliyor. Aynı dönemde büyük ihracatçı ülkelerde arzın sınırlanması da bu tabloyu destekliyor.

 

Üretim tarafında bölgesel gelişmeler ise oldukça farklı bir görünüm sunuyor. Avrupa Birliği’nde kışlık buğday genel olarak olumlu koşullar altında gelişimini sürdürürken, bazı bölgelerde kuraklık ve geç yaşanan soğuk hava dalgaları dikkat çekiyor. Türkiye’de ise kışlık buğday üretiminde oldukça olumlu bir tablo öne çıkıyor. Mevcut veriler, sezon sonunda ortalamanın üzerinde verim elde edilebileceğine işaret ediyor.

 

Karadeniz havzasında da üretim görünümü genel olarak pozitif seyrediyor. Ukrayna’da savaş hattından uzak bölgelerde üretim koşulları olumlu ilerlerken, Rusya’da kışlık buğday güçlü görünümünü koruyor. İlkbahar ekimlerinde sezon başında yaşanan gecikmelerin ise büyük ölçüde telafi edildiği belirtiliyor.

 

Kuzey Amerika’da tablo daha karmaşık. ABD’nin Great Plains bölgesinde kışlık buğday tarlalarında hasat dönemi yaklaşırken ürün koşullarında bozulma dikkat çekiyor. Kanada’da ise soğuk hava ve aşırı nem nedeniyle ilkbahar buğdayı ekimleri gecikmeli devam ediyor. AMIS Raporu verilerine göre bu gelişmeler, küresel arz tarafında baskının devam etmesine neden olabilir.

 

Güney yarımkürede ise Avustralya ön plana çıkıyor. Ülkenin kuzey New South Wales ve güney Queensland bölgelerinde devam eden kurak hava koşulları nedeniyle toplam ekim alanlarında geçen yıla kıyasla önemli bir düşüş bekleniyor. Buna karşılık Arjantin hükümetinin mayıs ayında aldığı kararla buğday ihracat vergisini yüzde 7,5 seviyesinden yüzde 5,5’e düşürmesi, ihracat tarafında piyasaya destek veren önemli gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.

 

Uluslararası fiyatlar cephesinde ise mayıs ayında bir miktar gevşeme görüldü. Yaklaşık iki yılın zirvesine çıkan küresel fiyat endeksleri, hasat baskısının etkisiyle geri çekildi. ABD dolarındaki güçlenme ve enerji piyasalarındaki yumuşama da fiyatların aşağı yönlü hareketini destekledi. Kanada’da hava koşullarının iyileşmesi fiyatları aşağı çekerken, Fransa’da sıcak hava dalgasına ilişkin endişeler kısa süreli fiyat desteği sağladı. Rusya’da ise güçlü ruble nedeniyle ihracatçıların marj baskısı yaşadığı belirtiliyor.

 

Genel tablo değerlendirildiğinde, küresel buğday piyasasının 2026 sezonuna daha kırılgan bir arz yapısıyla girdiği görülüyor. Stokların yıl sonunda hafif artış göstermesi beklenmesine rağmen, özellikle büyük ihracatçı ülkelerde yaşanabilecek üretim kayıpları piyasalardaki dengeleri yakından etkilemeye devam edecek. Nitekim AMIS tarafından paylaşılan son veriler, önümüzdeki dönemde hava koşulları ve üretim maliyetlerinin küresel tahıl piyasalarının ana belirleyicileri olacağını gösteriyor.